tolga sik kafalı bi kardeşimizdi. bu ünvanı hak etmesine sebep olan ise; siyah, parlak, dümdüz saçlarını, amerikan kestirdiğinde ortaya çıkan görüntüydü. amma-velakin bu elemanın saçlara bütün manitalar hasta. hafif uzattığında at yelesi gibi bi o yana bi bu yana sallanıyor, ister istemez manitalarda ilgi uyandırıyordu. bende aynı traşı yaptırıyorum ama sonuç, piero’ya göre üç metre ofsayt. benim saçlar dalgalı ve gür, bir ay kesmesem kafam koyun postuna dönüyor. tabi ozamanlar saç tipi kavramından bi haberim, konunun tamamen şampuanla ilgili olduğunu zannediyorum. üstelik baya tersoyuz, eve dia’dan alınan ipek şampuandan başkasının girmesi mümkün değil. pantene, blendax, clear falan almak, ramazanda iftar sofrasına pastırma koymakla eş değer. ama kafaya koydum, o şampuan hangisiyse öğrenip, ne pahasına olursa olsun alacağım! bir gün çaktırmadan soruyorum tolga’ya hangi şampuanı kullandığını. altında bi piçlik olduğunu zannediyor olsa gerek cevap vermeyip kaçarak uzaklaşıyor. arada...