gerçek anlamda gidebilmek için yola çıkmak, uzaklaşmak, hatta kaybolmak yetmiyormuş. olsa olsa gitmeye yeltenmekmiş tüm bunlar. birisinden ya da bir şeylerden öyle "gidiyorum" ya da "gittim" deyince gidilmediği gerçeği, "acı tecrübeler" klasörüne eklenmiştir zaten pek çoğumuzda. insanoğlu için bırakıp gitmesi en zor olansa umutlarıdır. ne kadar uzaklaşabilir ki bir insan umutlarından? hadi git gidebildiğin kadar... bırakabildin mi özgürce yaşama umudunu arkanda? istediğini yapıp, istediğini söyleme özgürlüğüne kavuşacağın günü umut etmekten gidebildin mi bir adım öteye? gidemezsin! günün birinde gerçekten sevilme umudundan en fazla ne kadar uzaklaşabilirsin? sevildiğinden emin olacağın güne kavuşma umudunu bırakıp git götün yiyorsa... gidemezsin! bir sabah uyandığında çocukluğuna dönmüş olma hayalinden ne kadar uzaklaşabilirsin? ya da bu hayalin gerçek olmasını istemeyecek kaç yetişkin vardır ki dünyada? yoktur… bu hayali ardında bırakıp nereye gidebilirsi...