meteor yağmurlarında yıkadım düşlerimi
burçak tarlalarıyla taradım her bir telini
kerpiç duvarlar misali ördüm sıvaya lüzum görmeden
böylesine bir şaheserin üzerini ben bile örtemezdim zaten
aşabilmek için adım adım gerilip...
var güçümle koştum üzerine
düş kırıklıklarımın olduğu tarafta kalmıştım farkında olmadan
yok yok toslamadım
ama aşamadım da
kim kırdı
neden kırdı
nasıl kırdı
ne zaman kırdı
sorularının cevapları birbirine karışalı çok olmuştu
belki ben bile olabilirdim
ya da bir başkası
hatta başkaları
ne önemi vardı ki
harıl harıl akan nehre bakarken herkes düşünür kaynağını
ama gerçek anlamda önemsemez kimse
akıyordur sonuçta
o an hemen önünde yatağını yara yara akıyordur işte
önüne çıkanı sorgusuz sualsiz kendine katıp götürüyordur gönlünce
ve gözle görülenin haşmeti bastırır tüm düşleri
Yorumlar
Yorum Gönder