kahvaltıda tüketmek üzere 200 ml. bir portakallı cappy meyve suyu (karton kutu) aldım. plastik kamışını üst kısmında yer alan yuvarlak jelatine denk getirerek içeriye doğru bastırdım. jelatini yırtılıp kamışı içeriye doğru ilerlettim. ta ki kutunun dibine ulaşana kadar. sonrasın da elimi kamıştan çektim işte her şey o an da oldu... kamış yukarı yönde hareket ederek tekrar geri çıktı. tekrar dinine kadar bastırdım kamışı ve yine geri çıktı. sonrasında tekrar ve tekrar... bir anormallik olduğunu anlamıştım. dudaklarımı kamışa götürüp meyve suyundan bir yudum almayı denediğim de ise her şey gün yüzüne çıktı. evet meyve suyu gelmiyordu. hava bile gelmiyordu... doğa ne kadar sürprizlerle dolu olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. kamış jelatini delip içeriye girdiğinde, kopan jelatin parçası öylesine muntazam bir şekilde kamışın önünü sarıp tıkamıştı ki meyve suyundan tek bir yudum almak bile imkansızlaşmıştı. ne mi yaptım? ters yönde baskı tabi ki! tekrar kamışa yöneldim ve bu sefer üfledim... üfledim... üfledim... tıkanmaya sebep olan jelatin birden fırladı ve kutunun içerisinde ki mevye suyu biran da fokurdamaya başladı. sonrasın da soluksuzca bir yudum aldım ve işte o an... bütün bu zahmete katlanmama sebep olan o eşsiz portakal tadı...
heavy metal ile pesimist underground hip hop arasında kaldığım anlardan biriydi. bir kulağımda silahsız kuvvet, diğer kulağımda metallica tınıları yankılanıyordu. saçma sapan bir içgüdüyle, kendimi bir taraf seçme mecburiyetinin koynunda buldum. ben öyle mi daha iyi olur böyle mi ikilemlerinde boğuşurken, arkadaşlarım çoktan tarafını seçmiş ve kendilerini alev alev yanan bir rekabet ortamına sokmuşlardı. tabii ki beni de çok geçmeden markaja aldılar. bir an önce tarz seçmem gerektiği konusunda ikna ettiler. artık rengimi belli etmeliydim, çünkü semtte maç kadroları, sosyal aktiviteler, kavga tarafları, manitacılık mevzuları vs. hep seçtiğin tarza göre şekilleniyordu. o zamanlar "game of thrones" da olmadığından sancaksız kardeşlik triplerine de uyanamıyordum. fakat ne olduysa bi aydınlanma yaşadım ve "sikerim yapacağnız işi" deyip çekildim kenera. "dinleyeceğiniz müziğe de seçeceğiniz tarafa da ceza'ya da kurt cobain'e de koyim!" şekilde bi küfür ...

Yorumlar
Yorum Gönder